<<< Ana Sayfaya gitmek için Logo'ya tıklayın ... resim Bizimle irtibat kurun!
Yeni Dünyanın Kültürü... resim resim resim resim resim
resim
resim resim resim resim

Web Sitemize Hoş Geldiniz!

 

Güney Kültür Merkezi’nde soykırım ve
kapitalizmin vahşeti konulu sunum yapıldı

Türkiye’de Nisan ayı Ermeni sorununun hem duyarlı devrimci-demokrat kesimin, hem de egemenlerin gündemine geldiği aydır. Bundan bir kaç yıl öncesine kadar Ermeni kelimesinin bile tabu olduğu bu ülkede şimdilerde bunun üzerine daha fazla tartışılıyor. Tüm kesimler kendi açılarından 1915’de yaşananların ne olduğunu ortaya koymaya çalışıyor. Türkiye’deki sol hareketin ezici çoğunluğu son tahlilde sosyal şoven pozisyonları savunurken egemenler de örgütledikleri çeşitli etkinliklerle ya da propagandalarla gerçek suçluları gizlemeye çalışarak zaten toplumda önemli ölçüde varlığını koruyan Ermeni düşmanlığını daha da körüklüyorlar.
Bu yıl da bu konuda farklı bir durum yaşanmadı. İlkokul çocuklarının gözleri önünde sergilenen idam sahneleriyle “ermeni mezalimi” daha şimdiden o küçücük beyinlere sokularak yeni düşmanlıkların tohumları atıldı.
Egemenlerin Ermeni düşmanı siyasetine proleter enternasyonalisti bir anlayışla karşı çıkmak ve halkların kardeşliğiiçin mücadele yürütmek dün olduğu gibi bugün de önemli bir sorun olarak ortada duruyor.
Bu mücadelenin bir parçası olan bizler halklar arasındaki kardeşliğin yeşermesi için atılan adımlara bir adım daha katabilmek umuduyla 4 Mayıs Pazar günü Güney Kültür Merkezi’nde hem Ermeni soykırımını hem de genel olarak son yüzyılda yaşanan soykırım ve katliamları anmak ve bunların günümüzde ne anlama geldiğini tartışmak üzere biraraya geldik.
Etkinlik Hitler faşizminin Yahudi soykırımında, 2. Dünya savaşı sırasında Dachau toplama kampında gerçekleştirdiği toplu katliamlarını gösteren, Amerika’nın Japonya’ya attığı atom bombaları öncesinde de Japonya’yı bombalaması ve bu bombardımanda yüzbinlerce insanın yanarak kömürleştiği karelerin yer aldığı  bir sinevizyon gösterimi ile başladı. Sinevizyonda katliamın resimleri ile birlikte yer alan bilgilendirme notları ile kapitalizmin vahşeti gözler önüne serildi.
Sinevizyon gösteriminin hemen ardından 1 Mayıs’ta Taksim’e girmek isteyen işçi ve emekçilere yönelik devlet terörünü gösteren ve kendi çekimlerimizden oluşan video izlendikten sonra verilen bir aranın ardından toplantının soru cevap bölümüne geçildi. Burada gelen esas sorular Ermeni soykırımının daha ayrıntılı ortaya konması, soykırımın ne olduğu, büyük çaplı katliamlar ile soykırım arasındaki farkın ne olduğu vb. sorulardı. Gelen sorulara verilen cevapların ardından tartışma bölümüne geçildi. Yürütülen tartışmalarda ise Ermeni soykırımının bugün nasıl bir tarihi öneme sahip olduğu anlatılırken halkların kardeşliğini sağlamak ve Türkiye’de yaşayan tüm milliyetlerden halkların ortak mücadelesi için  proleter enternasyonalisti bir siyasetin yürütülmesi gerektiği üzerinde duruldu. Bunun dışında geçmişte soykırım yaşamış bir ulus olarak Yahudi ulusunun ve İsrail devletinin Filistinlilere uyguladığı katliamların nasıl yorumlanması gerektiği, soykırımlarda ezen ulustan işçi ve emekçilerin bir tarihi sorumluluğunun olup olmadığı, varsa bunun ne anlama geldiği üzerinde detaylı tartışmalar yürütüldü.
Nisan ayındaki yoğunluk nedeniyle 4 Mayıs’ta gerçekleştirdiğimiz bu etkinlikle soykırımları lanetlerken kapitalizmin vahşet ve barbarlık demek olduğu, soykırımların, katliamların yaşanmaması için kapitalist-emperyalist sisteme karşı mücadele edilmesi gerektiği bilince çıkarılarak etkinlik sona erdirildi.

6 Mayıs 2008

 

resim