<<< Ana Sayfaya gitmek için Logo'ya tıklayın ... resim Bizimle irtibat kurun!
Yeni Dünyanın Kültürü... resim resim resim resim resim
resim
resim resim resim resim

Güney Kültür Merkezinde 25 Kasım  Toplantısı..

 

25 Kasım 2005

27 Kasım Pazar günü, Güney Kültür Merkezi Kadın Komisyonu 25 Kasım Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Günü dolayısıyla bir toplantı düzenledi. Toplantı salonu son bir yıllık dönem içerisinde kadınlara yönelik yaşanan şiddetin somut örneklerinin yer aldığı gazete kupürleri ile ve üzerinde “Erkek egemen düzeni orakla biç, çekiçle ez” yazılı bir pankartla donatılmıştı.

Toplantıya, 25 Kasım 1960 yılında Dominik Cumhuriyetinde katledilen Mirabel kardeşler ve genel olarak devrim mücadelesinde düşenlerin anısına bir dakikalık saygı duruşu ile başlandı.

İlk olarak iki bayan arkadaş yaklaşık 40 dakikalık bir giriş konuşması yaptılar. Konuşmanın başında 25 Kasımın tarihçesini kısaca anlattıktan sonra,  esas olarak kadınlar üzerindeki ulusal, sınıfsal ve cinsel baskıya değindiler. Verilen canlı örneklerle konuşma daha da zenginleştirildi. Bu konuların yanı sıra Avrupa Birliğinin işçi ve emekçi kadınlar açısından bugün ne anlama geldiği üzerinde kısaca duruldu.

Yapılan sunumun ardından tartışma bölümüne geçildi. Bu bölümde bazı kadın arkadaşlar somut olarak yaşadıkları şiddet olaylarını paylaştılar ve kadınların kendilerini ezdirmemeleri gerektiğini vurguladılar. Ayrıca bazı kadın arkadaşlar, çocukların büyütülmesinde bugün halen esas öneme sahip olan annelerin çocuklarına cinsiyetçi eğitim vermemeleri gerektiğini ve bu konuda çok bilinçli hareket edilmesi gerektiğini belirttiler.

Toplantıda yürütülen tartışmanın esasını bireysel kurtuluş mu? – toplumsal kurtuluş mu? meselesi oluşturdu. Tartışmayı özetleyecek olursak, kadınlar içinde yaşadıkları çevrede (aile, akraba vs.) şu yada bu şekilde şiddet görüyorlarsa buna karşı mutlaka baş kaldırmalıdırlar ve bu şiddet ortamından kurtulmalıdırlar. Çevremizde olan bu tür kadınlara yardım edilmelidir. Bu yönde propaganda edilmelidir. Bu atılacak ilk adımdır. Fakat kadınların bir bütün olarak, şiddetten, baskıdan vs. kurtulmaları içinde yaşadığımız erkek egemen kapitalist toplumda mümkün değildir. Azami kar üzerine kurulu olan bu kapitalist sistem kadınların hem ulusal, hem sınıfsal, hem de cinsel baskı altında olmalarının temelini yaratıyor. Bu nedenle kadınların tam kurtuluşu ancak kapitalist sistemin yokoluşu ile mümkündür. Kapitalizmi yıkıp kuracağımız yeni toplum, sosyalist toplum, kadın-erkek eşitliğinin tek garantisidir. Bu toplum için daha şimdiden mücadele edilmeli, örgütlü mücadelede yer alınmalıdır.

Tartışmaların ardından iki kadın arkadaş slayt gösterisi eşliğinde “Sosyalistlerden kadınlara çağrı” şiirini okudular. İlgi ile izlenen bu bölümün ardından yine Güney Kültür Merkezi çatısı altında tiyatro faaliyeti yürüten kadın arkadaşların oynadığı “7 bölge 1 evrensel” oyunu sergilendi. Oyun, kadınların ulusundan, dininden, sosyal konumundan kaynaklı olarak yaşadığı şiddeti teşhir eden ve kadınları başkaldırıya çağıran bir oyun idi.

Yaklaşık 35 kadın arkadaşın katıldığı etkinlik tiyatro oyunu ile sona erdi.

Bir kültür kurumu olan Güney Kültür Merkezinin kendisini sadece kültür sorunu ile sınırlamaması kadın sorununda da duyarlı olması ve bu konuda üzerine düşeni yapması örnek bir tavırdır. Kendisini sadece kültürel faaliyetlerle sınırlayan ve geniş işçi ve emekçi kadınların sorunları ile ilgilenmeyi esas olarak siyasi örgütlere havale eden kültür kurumlarının bu konuda öğrenecekleri çok şey olduğunu düşünüyoruz.

Güney Kültür merkezine önümüzdeki dönem çalışmalarında da başarılar diliyoruz.

 

resim