Ana Sayfa Haberler Esenyurt’ta Yılmaz Güney haftası yapıldı

Ziyaretçi Defterinden

Site Yöneticisi
Ziyaretçi Defterimiz tekrar yayında, yorumlarınızı bekliyoru...
06. 01. 2012

Ocak 2010'dan beri

İçerik Tıklama Görünümü : 1082987

Kimler İçeride

Şu anda 23 konuk çevrimiçi

İnter Yayınları

Esenyurt’ta Yılmaz Güney haftası yapıldı PDF Yazdır e-Posta

Yılmaz Güney HaftasıGüney Kültür Merkezi (GKM) ve Gölge Kültür Sanat Merkezi (GKSM),  Esenyurt’ta, ölümünün 26. yılında Yılmaz Güney haftasını birlikte organize etti. Yılmaz Güney haftası 4 Eylül’de GKM’de düzenlenen, “Ölümünün 26. Yılında Yılmaz Güney’i anıyoruz! Yılmaz Güney ve alternatif kültür, sanat” konulu panel ile açıldı. "Sanatçının niteliğini pratiği belirler. Amacım proleter devrimin bir savaşçısı olmaktır. Proleter devrimci saftayım. Pratiğim adımı ve yerimi belirleyecektir." ( Yılmaz Güney, "Kayseri Konuşmaları", Siyasal yazılar , sayfa 15-20, Mayıs Yayınları)

Sadece iyi bir sinemacı, oyuncu, senarist, yönetmen değil,  aynı zamanda komünist bir sanatçı olan Yılmaz Güney ölümünün 26. yıldönümünde, kendisine yakışır en güzel şekilde, sözleriyle, eserleriyle, ürünleriyle anıldı. Güney Kültür Merkezi ve Gölge Sanat Kültür Merkezi’nin ortak organize ettiği etkinlik 4 Eylül 2010'da GKM'de, yönetmen Ahmet Soner, oyuncu Mahir Günşiray, Güney Kültür, Sanat, Edebiyat Dergisi'nden Çetin Desde, GKSM'den Sinan Gökçe’nin konuşmacı olarak davet edildiği etkinlik saat 19:00'da başladı.

Açılış konuşmasının ardından, Mahir Günşiray’ın panele katılacağını söylemesine rağmen, panele az bir süre kala panele katılmaktan vazgeçtiği bilgisi verildi. Mahir Günşiray’ın bu tutarsız tavrı eleştirildi.

İlk söz birlikte birçok filmde Yılmaz Güney'le ortak çalışmaya imza atmış olan senarist/yönetmen Ahmet Soner'e verildi.  "1968’de ilk olarak Balatlı Arif adlı filmin asistanlığını yaptığım filmde Yılmaz Güney’inde oynamasıyla tanışmış olduk. Asistan olarak işimiz zordur, filmin her türlü sorununu gidermenin yanı sıra oyuncularla, oynayacağı sahnelerle de ilgileniyorduk. Yılmaz Güney’de dikkatimi çeken en güzel şey,  film çekimlerine hazır ve zamanında gelmesinin yanı sıra,  sahnesiyle ilgili tüm eksiklikleri kendisinin gideriyor olmasıydı. Açıkçası asistan olarak bana kendisiyle ilgili yapacak pek iş bırakmıyordu. Film çekimi bittikten sonra bir süre görüşemedik. Birkaç yıl aradan sonra 1971 yılında Yılmaz Güney'le yeniden bir araya geldik. Yarın son gündür, Umutsuzlar, Yol ve daha birçok filmde asistanlığını yaptım, iyi bir yönetmenle başarılı filmler çektik,  işte benim Yılmaz Güney'le maceram böyleydi" deyip konuşmasını sonlandırdı.

Ardından Güney Kültür, Sanat, Edebiyat Dergisi adına konuşmacı olarak katılan Çetin Desde,  47 yıllık yaşamının 11 yılını cezaevinde geçirmesine rağmen Yılmaz Güney'in çok iyi işler yaptığını, cezaevindeki kötü ve sağlıksız yaşam koşullarının mide kanserine neden olduğunu, bu yüzden aramızdan erken ayrıldığını belirtti. Bazı insanlar vardır, bedenen aramızdan ayrılmalarına rağmen eserleri, filmleri ve siyasi görüşleriyle hep yanımızdala,r hep yaşarlar,  işte Yılmaz Güney'de böyle biridir. Yılmaz Güney’in halkın gönlünde taht kurmasının en büyük nedenlerinden biri halkın filmlerinde kendisini bulmasıdır. Büyük bir sinemacı, oyuncu ama aynı zamanda komünist bir sanatçı, sanatını toplumu bilinçlendirmek için araç olarak kullanan komünist bir sanatçıdır Yılmaz Güney. Hem yaşadığı dönemde, hem de öldükten sonra sanatı ve siyasi yaşamı hep ayrı tutuldu, hep sanatçı olarak anıldı ve devrimci kişiliği arka plana atıldı. Çoğu kimse Yılmaz Güney’i siyasi bir kişilik olarak tanımaz, ancak Yılmaz Güney sürekli sanatçı kişiliğinin ön plana çıkartılmasını reddetti, sanatına siyasi kişiliğinin yön verdiğine hep vurgu yaptı.  Desde,  Yılmaz Güney'in kendisine rehber edindiği " Halkın Sanatçısı Halkın Savaşçısı"   ilkesini de hatırlatıp,  çeşitli konularda takındığı siyasi tavırlardan örnekler sunduktan sonra konuşmasını sonlandırdı.

Daha sonra GKSM adına konuşma yapan Sinan Gökçe, sanat gerçekliği gereği, insanı anlatır, insanı yansıtır. Sanat insanın kendisidir. Yılmaz Güney alternatif sanatı ortaya koyarak halkın tamamını kapsıyor.  Ölümünün üzerinden 26 yıl geçmesine rağmen niye Yılmaz Güney sanatı bu kadar ısrarla sahipleniliyor?  Biz onun sanatını kendimize rehber edinen gençler olarak çok zor koşullarda da olsa imkânsızlıklar içinde onun sanat rehberliğinde alternatif sanatı icra etmek için çabalıyoruz. Devrimci tarzda sanat yapmak güçlü bir irade gerektirir ve Yılmaz Güney de bu vardı diyerek konuşmasını sonlandırdı.

Konuşmacıların ardından soru cevap bölümüne geçildi. Gelen sorular arasında bir kaçı şöyleydi: Yılmaz Güney komünist bir sanatçı olmasına rağmen, neden komünist partisine üye olmadı? Türkiye'de Yılmaz Güney sinemasına yakın biri var mı? Yoksa Yılmaz Güneyin farkı neydi?  Alternatif sanat yapanlar Yılmaz Güney’in sanat anlayışını yeterince sahipleniyorlar mı?

Ahmet Soner,  Yılmaz Güney'in aslında Adana’dan önce Ankara’ya, ardından İstanbul'a komünist  partiyi aramak için gittiğini, ancak kendisine uygun bir parti bulamadığını, ayrıca Çetin Desde de Yılmaz’ın siyasi yaşamının uzun bir dönemini hapishanede geçirdiğini ve aramızdan  çok erken ayrıldığını, dışarıda örgütlü yaşam içinde yer alma imkanı bulamadığını   söyledi.  Ahmet Soner diğer soruya da, Türkiye de sinema anlamında iyi şeyler yapılmak istendiğini, ancak şu ana kadar ne oyuncu, ne yönetmen,  ne de senarist olarak Yılmaz Güney'in aşılamadığını ancak gelecekte aşılacağına inandığını söyledi.  Yılmaz güney sanatının anlaşılması, özümsenmesi için iyi tahlil edilmesi gerektiğinin vurgusu yapıldı.

GölgedekilerKısa bir aradan sonra Gölgedekiler müzik topluluğu mini bir müzik dinletisi sundu.  Neredeyse tüm katılımcıların ortak eşlik ettiği türküler ve marşların ardından Ahmet Soner in yönettiği Adana-Paris adlı belgesel gösterildi.

Yılmaz Güney'i anlamak, anlatmak, tanımak tabi ki birkaç saatlik anmalara, sohbetlere sığmıyor, sığmayacak da. Ancak alternatif sanat yapma çabası içerisinde olanlara, yaşanmış ve nice başarılara ulaşmış bir sanatçının ürünlerini göstermek, bilinçli bir şekilde sadece sanatını öne çıkarmak isteyen burjuva sanatçılara ve yoz kültüre inat Yılmaz Güney'in siyasi bilinciyle oluşturulmuş sanatını göstermek, onu tanımak isteyen, özelde gençlere genelde tüm insanlara sadece anmalarla kalmamak kaydıyla anlatmak tüm Yılmaz Güney takipçilerinin önünde duran çok önemli bir görevdir.

Yılmaz Güney film günlerinde, 5 Eylül Pazar günü GKSM’de Umut, 6 Eylül Pazartesi GKM’de Zavallılar, 7 Eylül Salı GKSM’de Baba, 8 Eylül Çarşamba GKM’de Arkadaş filmi, 9 Eylül Perşembe GKSM’de Duvarın Etrafında belgeseli gösterildi.

GKM ve GKSM önümüzdeki dönemde ortak kültürel, sanatsal etkinler yapmaya devam edecekler…

Ölümünün 26. yılında Yılmaz Güney yaşıyor!

10 Eylül 2010

Yılmaz Güney'i Anıyoruz Film Günleri

 

 


 

Benzer Konular