Ana Sayfa Haberler “1915 yılında ne oldu? Unutma mı? İnkar mı?” konulu panelden notlar

Ziyaretçi Defterinden

Thompson
Look Here Guys: http://www.telemundovip.com/ee/member/8...
09. 02. 2012
Thompson
Look Here Guys: http://regionalexpress.hr/member/80834/...
09. 02. 2012
Thompson
Look Here Guys: http://www.indiegogo.com/ew57e4a6bcyk ...
09. 02. 2012

Ocak 2010'dan beri

İçerik Tıklama Görünümü : 976488

Kimler İçeride

Şu anda 6 konuk çevrimiçi

İnter Yayınları

“1915 yılında ne oldu? Unutma mı? İnkar mı?” konulu panelden notlar PDF Yazdır e-Posta

Ermeni soykırımının 95. yılında, 25 Nisan’da Güney Kültür Merkezi’nde; “1915 yılında ne oldu? Unutma mı? İnkar mı?” konulu bir panel düzenlendi.

Sunum yapan arkadaş konuşmasında şu önemli noktalara değindi:

*Her 24 Nisan öncesinde egemenler ABD devlet Başkanı’nın yapacağı 24 Nisan açıklamasında soykırım kelimesini kullanıp kullanmayacağına kilitleniyor. Bu yıl Obama soykırım kelimesini kullanmayarak egemenleri rahatlattı. Oysa Obama’nın kullandığı “büyük felaket” kelimesi, Ermenilerin 1915 yılında yaşadıkları soykırımı ifade etmek için kullandıkları bir kavramdır.

*Ermenistan Hükümeti 10 Ekim 2009’da imzalanan Ermenistan-Türkiye protokolünü tek taraflı olarak askıya aldığını açıkladı. Gerginlikten yana olanların, ırkçıların istediği oldu.

*24 Nisan’ın soykırımın başlangıç günü olarak kabul edilmesinin nedeni, 24 Nisan’da İstanbul’da 220 Ermeni aydının tutuklanarak Çankırı ve Çorum’a gönderilmeleridir. 220 aydından sadece tek bir kişi –müzisyen Gomidas-  kurtulmuştur.

*Soykırımın mimarlarından Talat Paşa’nın tuttuğu çetele, Ermeni nüfusunu az gösterse de soykırım konusunda önemli bir belgedir. Çeteleye göre 1 milyon 250 bin Ermeni nüfustan, 800 bin Ermeni yok edilmiştir. 1948 yılında Birleşmiş Milletlerin kabul ettiği soykırım tanımına göre, Ermenilere yapılan soykırımdır. Bir etnik azınlığı, bir dini grubu tasarlayarak, planlayarak yok etmenin adıdır soykırım.

*Uluslaşma süreci içinde, ulusal örgütlenmeler yaratan, ulusal hak talep eden Ermeniler soykırım yoluyla Batı Ermenistan’da ulus olmaktan çıkarıldılar. 1915 öncesinde de çeşitli şehirlerde Ermeniler katledildi. Soykırımın hedefi öncelikle Ermeniler olmasına rağmen, Asuri halkı (Süryaniler, Keldaniler, Nasturiler), Hıristiyan Kürtler (Ezidiler) de katledildi.

*Ermeni soykırımı, aradan 95 yıl geçmesine rağmen,  hala toplumsal gelişmeyi, sınıf mücadelesini etkileyen önemli bir sorundur. Bu nedenle Ermeni soykırımı tarihin akışı dışında kalmış, tarihi bir haksızlık değildir.

*Soykırımın sorumluları bir bütün olarak Jön Türkler, Osmanlı devleti, bu devletin müttefiki olan Alman emperyalizmi, Osmanlı devletinin devamı olan Kemalistlerdir. Ancak Türk ve Kürt halkının da soykırımda sorumlulukları vardır. Soykırıma sessiz kalınması, yer yer yağmaya/talana/katletmeye katılınması, 95 yıldır hala halkların vicdanında soykırımın kabul edilmemesi bu sorumluğu işarettir.

*Soykırım cumhuriyetin kuruluşuna kadar sürmüş, 1920’li yıllarda soykırım öncesi 2 milyona yakın Ermeni nüfustan 250 bin kişi kalmıştır. Bu sayı günümüzde 70 bin civarındadır.

*Demokratik devrim sonrası kurulacak işçilerin, köylülerin devleti soykırımı tanıyacak, Ermenilerin Batı Ermenistan’a dönme, yerleşme, ayrılma hakkını tanıyacaktır.

Yapılan sunum sonrasında, sunum yapan arkadaşa çeşitli sorular soruldu.

Türk devleti soykırımı neden kabul etmiyor? Soykırımı kabul ederse ne değişecek?

ABD’nin soykırım demesi, egemenler için neden bu kadar önemli? Türk devleti ABD’nin tavrını neden bu kadar önemsiyor?

Soykırım adlandırmasında sayının bir önemi var mı?

Hamidiye Alayları soykırımda nasıl bir rol oynadı?

Dağlık Karabağ gerçekte kimin?

Ermeni soykırımı konusunda devrimci hareket, 12 Eylül öncesinde gerekli tavrı ve tepkiyi neden göstermedi?

Günümüzde Ermeni soykırımı konusunda devrimci hareket ve Kürt hareketi ne düşünüyor?

Sovyetler Birliği Ermeni soykırımına neden sessiz kaldı?

Bu sorulara sunum yapan arkadaş cevap verdi.

Tartışma bölümünde, çok sayıda arkadaş konuşarak görüşlerini ifade etti.

Kürt ve Türk halkının soykırımda sorumlulukları olduğunun ne anlama geldiğinin içi tartışma bölümünde daha da açıldı. 95 yıldır hala halkların vicdanında soykırım lanetlenmediyse, hala tarihle yüzleşme sağlanamadıysa, bir ulus yok edildiğinde buna sessiz kalındıysa, gerçek suçlular egemenler olsa da, açıkça vurgulamak gerekir ki halkların da soykırımda sorumlulukları vardır.

Devrimci hareket genel olarak soykırımın yapıldığını kabul etse de, soykırımın tarihin akışı dışında kaldığını kabul etmekte, soykırımın sonuçlarının günümüze kadar uzandığını, sınıf mücadelesini kösteklediğini, egemenlerin elinde şovenizmi geliştirmek için önemli bir araç olarak kullanıldığı gerçeğini görmemektedir. Soykırımı kabul etmek yeterli değildir. Soykırımı kabul edip, sonuçlarını telafi etme yoluna gidilmelidir. Bu Diasporada yaşayan Ermenilerin geri dönme, yerleşme, ayrılma hakkını savunarak yapılabilir.

Oldukça verimli ve doyurucu tartışma sonucu panel bitirildi.

Bu coğrafyada bir daha asla bu tür acıların yaşanmamasını sağlamanın yolu, devrim mücadelesini yükseltmek, halklar arasında milliyetçiliğin panzehiri olan enternasyonalizmi geliştirmekle olur.

95. yılında soykırımı lanetliyoruz!

26 Nisan 2010