Ana Sayfa Haberler “6/7 Eylül 1955 faciası, nedenleri ve sonuçları” konulu panel yapıldı

Ziyaretçi Defterinden

Site Yöneticisi
Ziyaretçi Defterimiz tekrar yayında, yorumlarınızı bekliyoru...
06. 01. 2012

Ocak 2010'dan beri

İçerik Tıklama Görünümü : 1082962

Kimler İçeride

Şu anda 32 konuk çevrimiçi

İnter Yayınları

“6/7 Eylül 1955 faciası, nedenleri ve sonuçları” konulu panel yapıldı PDF Yazdır e-Posta

6-7 Eylül

4 Eylül Pazar günü Güney Kültür Merkezi’nde, “6/7 Eylül 1955 faciası, nedenleri ve sonuçları” konulu bir panel geçekleştirildi.

Panelin konuşmacıları: Agos Gazetesinde Editör olarak çalışan Pakrat Estukyan ve İstanbul’da 1925 yılından bu yana Rumca yayınlanan Apoyevmatini gazetesi sahibi, gazeteci Mihail Vasiliadis idi.

Panel iki bölüm halinde yapıldı. Birinci bölümde konuşmacılar, 20’şer dakika konu hakkında görüşlerini aktardılar. Dinleyiciler, konuşmalardan sonra konuşmacılara çeşitli sorular sordular. Konuşmacılar kendilerine sorulan sorulara cevap verdi.

Verilen kısa bir aradan sonra, panelin ikinci bölümde; konu hakkında dinleyiciler görüşlerini ifade ettiler. Son olarak Pakrat Estukyan ve Mihail Vasiliadis, yapılan tartışmalar hakkında görüşlerini ifade ettiler.

Konuşmacıların konu hakkında anlatımları, dinleyicilerin konu hakkında soru sormaları, görüşlerini ifade etmeleri ile canlı ve verimli bir panel gerçekleştirildi.

Konuşmacıların 6/7 Eylül olaylarının nedenleri ve sonuçları hakkında anlattıkları içinde öne çıkan noktaları şöyle ifade edebiliriz:

 

Pakrat Estukyan:

“İstanbul’da önceden tasarlanmış bir talan yaşandı.

Talan önceden planlanmış ve organize idi.

Önceden işaretlenmiş yerlere saldırıldı.

Rumlara yönelik tasarlandı, diğer Hıristiyan halklara da yöneldi.

6/7 Eylül uzun süre yok sayıldı. Unutturuldu. Olmamış gibi gösterildi.

Atatürk’ün evine bomba atanın MİT ajanı olduğunu 90’lı yıllarda öğrendik.

6/7 Eylül Gayri Müslim halkları yok etmenin bir halkasıdır.

Türkiye’de ulus devlet projesi, Türk olmayan Müslüman halkları asimile etme, asimilesi mümkün olmayanları imha etme, caydırma, yurdunu terk etmeye mecbur etmeye dayandı.

6/7 Eylül, Özel Harp Dairesi organizasyonudur. Eski  Özel Harp Daireli bir generalin söylediği gibi başarılı olmuştur.

6/7 Eylül 1955, Rumlarda “burada bize gelecek yok” algısı geliştirdi. Bunun sonucu olarak burada 2.500 Rum kaldı.

6/7 Eylül’ün hesabını tek başına azınlıklar soramaz. Demokrasiden yana güçler ile bu hesap sorulur.

Kürt ulusal mücadelesi diğer halklarda da yansımasını buldu. Çerkesler anadilini istiyor. Lazlar Lazca’nın telaşı içinde.

Halkları suçlamak pratik bir şey değil, fakat halklar da masum değil.”

 

Mihail Vasiliadis:

“İlk kabul ettiğim davet bu davet. 12 yıl önce buranın Belediye Başkanı Gürbüz Çapan davet etmişti. Kabul etmedim.

6/7 Eylül için özür dilenmeli. Fakat kim özür dileyecek? Kim kabul edecek? 6/7 Eylül’ü yapan devlet güçleri idi. Onların özür dilemesi gerekir.

6/7 Eylül kara bir lekedir. Bugüne kadar da çıkmadı.

Yalnız Rumlardan değil, azınlıklardan da özür dilenmelidir.

6/7 Eylül kendiliğinden, spontane olmadı. Eritme politikasının bir halkasıydı.

Demokrat Parti vurmaya izin verdi. Netice öldürmek oldu.

6/7 Eylül Rumlar için kırılma noktasıdır. Hayat hiçbir zaman 6/7 Eylül öncesi gibi olmadı.

1964 yılında 13000 Rum sınır dışı edildi. 13 bin Rum Ortodoks’un geri dönmesi, yerleşmesine izin verilmelidir.

50 yıl susanlar, organize edenlerden daha suçlu!

Devlet şimdi azınlık mallarını geri veriyor. Bu hiç yoktan iyi. Fakat mallar eski mal değil!”

 

Panelde; bu coğrafyada 19. Yüzyılın ikinci yarısından itibaren başlayarak günümüze kadar süren, Müslüman olan ulus ve hakları asimile etme; Türk olmayan halkları, Ermenileri, Rumları, Yahudileri, Süryanileri, Ezidileri yok etme siyasetinin uygulamalarından biri olan 6/7 olaylarının nedenleri ve sonuçları üzerine duruldu. Canlı tartışmalar yürütüldü. Bir kez daha görüldü ki, halklar arasında enternasyonalizm, dayanışma milliyetçiliğin, ırkçılığın pan zehiridir.

6/7 Eylül’ü unutmadık, unutturmayacağız!

5 Eylül 2011